Günsen & Kul Avukatlık Bürosu. 0544 462 56 42 Whatsapp danışma hattı / İzmir Telefon: 0 232 462 56 42

Her Yönüyle Mobbing

Mobbing Kavramı
İşyerinde psikolojik taciz (mobbing) kavramı “işyerinde diğer çalışanlar veya işverenler tarafından tekrarlanan saldırılar şeklinde uygulanan bir çeşit psikolojik terör” olarak tanımlamaktadır. İşyerinde psikolojik taciz kavramı, kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla baş- layan bir süreci ifade etmekte olup, sistematik bir şekilde uygulanan her türlü kötü muamele, tehdit, şiddet ve aşağılama gibi davranışları kapsar.
 

Kanunda Mobbing Düzenlemesi

Esas itibariyle mobbing Anayasal teminat altına alınan hakların ihlali niteliğinde bir hukuka aykırı eylemdir.Şöyle ki;
*Anayasa’nın 17. maddesinde ise, herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu, kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan onuruyla bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı düzenlenmektedir.Mobbing açıkça insan onuruyla örtüşmeyen bir takım davranışlar şeklinde karşımıza çıktığı için bu hükmün ihlali söz konusudur.
* Anayasa’nın 5. maddesinde, devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak sayılmaktadır.Bu anlamda işyerinde mobbingi önleyeci tedbirler almak ve bu kapsamda düzenlemeler yapmakla yükümlüdür.
* Anayasa’nın 10. maddesinde herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, ayrıca Devlet organlarının ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları belirtilmektedir. Düzenleme kamu kurum ve kuruluşlarında, tüm kamu görevlilerinin farklılık gözetilmeksizin eşit muameleye tabi tutulması gerektiğinin anayasal teminatdır.
*Anayasa’nın 49. maddesinde, herkesin çalışma hakkı ve ödevi olduğu belirtildikten sonra, devletin yükümlülükleri arasında, çalış ma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almak da sayılmaktadır. Dolayısıyla, devlet çalışanları korumakla ve çalışma ortamında huzuru ve barışı sağlamakla yükümlüdür.
*Anayasa’nın 56. maddesine göre ise, devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük kapsamında devlet, işyeri sağlığının korunması ve sağ lanması için de gerekli tedbirleri almak zorundadır.
*Mobbing kavramına yer verilen ilk mevzuat olarak 6098 sayılı Borçlar Kanununu saymak mümkündür.Borçlar kanununda 4857 sayılı iş kanununa tabi çalışanlar için işyerinde “psikolojik taciz” kavramını düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu’nun “İşçinin Kişiliğinin Korunması” başlıklı 417. maddesinin birinci fıkrasına göre “İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür”. Ancak kamu görevlileri bakımından henüz bu konuda kanuni bir düzenleme bulunmamaktadır.
*Ancak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda kamu görevlilerini de kapsayan bir düzenleme ile idare de kamu görevlilerinin işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu bu anlamda işyerinde psikolojik tacizi önlemek için gerekli denetimleri yapmak ve tedbirleri almak durumunda olduğu sonucu çıkarılır.
*“İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” başlıklı ve 2011/2 sayılı bir Başbakanlık Genelgesi yayımlanmıştır.Ancak bu genelgede mobbingin çalışanlar üzerinde olumsuz etkisi ve tarafların yükümlülüklerinden bahsedilmiş ancak yaptırım ile ilgili herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.
 

KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA PSİKOLOJİK TACİZ

“İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” başlıklı ve 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi’ne göre psikolojik taciz “kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde” karşımıza çıkar. Psikolojik taciz her ne kadar hiyerarşik ilişki içinde değerlendirilmiş olsa da burada dikkate edilmesi gereken nokta psikolojik tacizin yalnızca amir tarafından değil çalışma arkadaşları tarafından da yapılabileceğidir
Psikolojik taciz, çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkabileceği gibi, çalışanın örtülü bir şekilde cezalandırılması şeklinde de ortaya çıkabilir. Örneğin, geçici görevledirme veya naklen atama gibi işlemlerin, hizmetin gerekleri ve kamu yararı gözetilmeden, sadece memuru cezalandırma ya da uzaklaştırma amacı ile yapılması, psikolojik taciz olarak değerlendirilebilir.
Kamu Görevlilerinin mobbinge karşı başvurabileceği hukuki yollar
1)Öncelikle psikolojik tacize maruz kalan kamu görevlisi şikayet yoluna başvurabilir.Burada şikayet usulü sözlü yada yazılı olarak silsile yoluyla mobbing uygulayan amirin atlanması suretiyle yapılabilir.Mobbingin yalnızca amir tarafından değil aynı veya daha alt kademe çalışanlarca da yapılabileceğine göre de bu kişiler hakkında da aynı şikayet usulüne başvurulabilir.İdarenin bu başvuruya cevap vermesi yasal bir zorunluluktur.Şikayet konusu olay titizlikle incelenmeli ve başvuru yapana karşı en geç 30 gün içinde bir cevap verilmelidir.Şikayet üzerine verilen kararlara itiraz yolu açık olduğu gibi şikayet konusunda görevini layıkıyla yapmayanlar içinde ayrıca şikayet müessesi devreye sokulabilir.
2)Türkiye İnsan Hakları Kurumuna başvuru da diğer bir hukuki başvuru yoludur.İl yada ilçe bünyesindeki Türkiye İnsan hakları kurumuna Anayasal teminat altına alınmış insan haklarının ihlali noktasında başvuru yapılabilir ise buradan çıkacak kararın müeyyidesi yada icrai niteliği yoktur.Buradan alınacak karar ancak açılacak davalarda kullanılabilecek bir done olarak değerlendirilebilir.Kamu görevlileri etik kurulu kararları da aynı niteliktedir.
3)Psikolojik tacize maruz kalan kamu görevlisi şikayet ve itiraz yollarını tükettikten sonra kamu denetçiliği kurumuna başvurma hakkına sahiptir.Ancak buradan çıkacak karar da insan hakları kurumunca verilen kararlara paralel olup icrai nitelikte değildir ve daha çok hukuk aykırı eylemi gerçekleştiren idareye karşı tavsiye niteliğinde karşımıza çıkmaktadır.
4) Psikolojik tacize maruz kalan kamu görevlisinin uğradığı zarar ı tazmin etmek için iki yola başvurabilir. İlk olarak, kamu görevlisinin kişisel kusurundan dolayı, doğrudan doğruya kamu görevlisine karşı adli yargıda tazminat davası açılabilir.İkinci yol ise hizmet kusuru nedeniyle idareye karşı idari yargıda tam yargı davası açılmasıdır.
5) Psikolojik taciz vakası; taciza uğrayan açısından ciddi ve yakın bir tehlike oluşturmaya başlamış, Psikolojik taciz katlanılması imkansız bir noktaya gelmiş ve çalışanın sağlığını olumsuz yönde etkilemeye başlamışsa, kamu görevlisi çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilir.
6)Elbetteki mobbinge maruz kalan kamu görevlisi ; psikoljik tacizi gerçekleştiren kamu görevlisine karşı cumhuriyet savcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunma hakkına da haizdir.